chalilozdemir

Çevrimiçi : 1
Bülten

Search Engine Webmaster

Bumerang - Yazarkafe

Yeni Dönem İş Dünyası Jargonları

Kariyer Yolu » Yeni Dönem İş Dünyası Jargonları

TT:Yeni Dönem İş Dünyası Jargonları

Yeni bir işe gireceksiniz. Otomotiv, perakende, turizm ya da tekstil sektörünü seçebilirsiniz. Sektörler farklı olsa da hepsinin konuştuğu ortak bir dil var. Daha ilk adımda bu dilin farklı terimlerine hazırlıklı olmak gerekli. Sonuçta iş dünyasının "jargonlarına" hakim olanlar rekabette bir adım öne geçiyor. Süreç içinde öğrenmeye çalışanlar ise geç kalıyor. Bu nedenle sizler için iş dünyasında ve İK literatüründe sıklıkla kullanılan "iş dünyası jargonlarını" araştırdım...

 

Absenteeism: İnsan Kaynakları Yönetimi açısından işe gelmeme, geç kalma ya da uzun aralar verme gibi nedenlerle işte bulunulmayan süreleri ölçmeyi amaçlayan performans göstergesi.

Başlık sayfası: Gönderilen bir dökümanın önüne koyulan açıklayıcı mektup.

Benchmark: Performansın ölçümüne esas teşkil eden referans noktası.

Bütçe: Bir mali yılda yapılması planlanan harcamalar ve elde edilmesi beklenen gelirlerin tahmini olarak ortaya konmasını amaçlayan sistematik planlama aracı.

CEO (Chief Executive Officer): Bir kuruluşun yetki ve sorumluluklar açısından en üst seviyesinde yer alan ve yönetsel sorumluluğunu taşıyan tepe yöneticisi.

CFO (Chief Financial Officer): Bir kuruluşun finansal yönetim açısından en üst kademesinde yer alan yöneticisi.

Değişken ücret: Ücret paketinin her koşulda ödenmesi garanti olmayan ve belirli koşulların gerçekleşmesine bağlı olarak ödenen bölümü.

Delege etmek: Belli bir işi yapma ve/veya karar alma sorumluluk ve yetkisinin bir başkasına devredilmesi.

Downsizing: Çalışan ve/veya organizasyon birimlerinin sayısında azaltma yapılması.

Empowerment: Faaliyetleri geliştirmek, maaliyetleri azaltmak, kaliteyi ve müşteri memnuniyeini arttırmak gibi alanlarda çalışanlara insiyatif kullanmayı teşvik eden ve yetki devreden yönetim yaklaşımı.

EQ (Emstional Intelligence Quotient): Kişinin algılama, değerlendirme yapma, etkileme gibi alanlardaki becerisini ifade etmek için kullanılan soyut ve basitleştirilmiş ölçü birimidir.

Etkinlik: Mümkün olan en verimli kaynak kullanımı ile işleri gerçekleştirmek.

Hedef: İlgili alanlarda elde edilmek istenen çıktı ve sonuçların somut olarak ifadesi.

Hiyerarşi: Bir organizasyondaki ünvanlar arasında yetki ve yönetim ilişkisi doğrultusunda yapılan kademelendirme.

IQ (Intelligence Quotient): Bir bireyin zekasının düzeyini ifade etmek üzere kullanılan, soyut ve basitleştirilmiş ölçü birimi.

İkramiye: Ücret paketi içinde yer alan, belirli zaman aralıklarıyla aylık baz ücrete ilave olarak ödenen ve genellikle aylık baz maaş tutarının bir çarpan olarak kullanılmasıyla hesaplanan bölüm.

İnsan kaynakları yönetimi: Bir kuruluşun çalışanlarının yönetimi ile ilgili olarak ortaya koyduğu kısa ve uzun vadeli temel politika, strateji, hedef, süreç ve faaliyetlerin bütünü.

İş güvenliği: Çalışma ortamında bulunan insanların ve diğer kaynakların çeşitli risklere karşı korunmasını sağlayan faaliyet alanı.

İş ve yaşam dengesi: İş yaşamı ve özel yaşam arasında kurulan dengenin, organizasyon, çalışan ve toplum gibi tüm tarafların faydası için önemli olduğunu öngören temel yaklaşım.

JIT (Just In Time): Düzenli bir iş akışı çerçevesinde stoksuz ve zamanında üretim ve teslimat hedefleyen yaklaşım.

Kaizen: Bir organizasyonda sürekli gelişmeyi ifade eden bir Japon terimi.

Kalite çemberi: İçinde yer aldıkları sürecin kalitesini arttırmak ya da yaşanan sorunları gidermek amacıyla düzenli olarak toplanan ve tanımlanmış bir metodoloji çerçevesinde faaliyet gösteren küçük çalışma grubu.

Kariyer: Bir kişinin çalışma yaşanmının yönü ve gelişimi.

Katma değer: Bir yaklaşım ya da faaliyetin tarattığı ilave fayda.

Koçluk: Bir kişinin bir başkasını rehberlik, motive etme, eğitim ve yönlendirme yöntemleriyle geliştirmesini amaçlayan planlı aktivite.

KSS (Kurumsal Sosyal Sorumluluk): Kuruluşların finansal sorumluluklarının yanınsıra daha iyi bir toplum yaratma konusunda gönüllü rol üstlenmesi.

Kurumsal yönetişim: Bir kurumun hissedarlarının ve diğer hak sahibi paydaşların beklentilerin karşılanmasının garanti altına almayı amaçlayan yönetsel yaklaşım ve süreçlerinin bütünü.

Lansman: Bir ürün ya da hizmetin ilk kez pazara sunulma süreci çerçevesindeki aktiviteler bütünü.

Lider: İçinde yer aldığı organizasyonun üyelerini yöneten, yönlendiren, ilham veren ya da takip edilen kişi.

Misyon: Bir organizasyonun varoluş sebebini tanımlayan ifade.

Motivasyon: Kişinin herhangi bir konuda harekete geçmesini sağlayan ihtiyaç ya da istek.

Mülakat: İki kişi ya da grup arasında bilgi edinme ve değerlendirme amacıyla yapılan formal görüşme.

Organizasyon: Ortak hedefleri gerçekleştirmek üzere biraraya gelmiş, kişilerin sistematik bir işbirliği içinde faaliyet gösterdiği formal yapı.

Oryantasyon: Her türlü yeni görevlendirmede politikalar, organizasyon, süreçler ve işlere kişinin uyumunu hızlandırmak amacıyla yürütülen planlı aktivite ve uygulamaların bütünü.

Outsourcing: Bir organizasyonun belli bir fonksiyonun/fonksiyonların yerine getirilmesi amacıyla bir tedarikçi ile yaptığı anlaşma.

Örgütsel hafıza: Bir organizasyonun sahip olduğu yazılı ya da yazılı olmayan bilgi ve deneyim birikimi.

Özgeçmiş (CV-Curriculum Vitae): Bir kişinin; başarılarını, hedeflerini, bireysel ve profesyonel geçmişini ve profesyonel kazanımlarını ortaya koymak üzere hazırlanmış özet belge.

Performans yönetimi: Bir organizasyonun ve organizasyonu oluşturan bireylerin önceden belirlenen hedef ve amaçlara ulaşma yönündeki başarısını planlamak, takip etmek, değerlendirmek ve sürekli geliştirmek amacıyla yürütülen faaliyet ve süreçler bütünü.

Performansa dayalı ücretlendirme: Ücretin hesaplanmasında şirketin, ekiplerin ya da bireylerin performansının bir değişken olarak kullanılması.

Planlama: Gelecekte ortaya çıkabilecek fırsat ve tehditlerin tahmin edilmesi, olası etkilerinin araştırılması ve istenen yönde ilerlemek amacıyla detaylı politika, hedef, strateji ve/veya faaliyetlerin belirlenmesi süreci.

Presenteeism: Çalışanların işe geldikleri, ancak hastalık benzeri nedenlerle verimlilik sergileyemedikleri süreleri ifade eden terim.

Prim: Bir çalışana; önceden belirlenmiş kişi, takım veya şirket hedeflerine ulaşabilme sonucuna göre ve baz ücretine ek olarak yapılan toplu ve değişken ödeme.

Roadshow: Özellikle halka arz çalışmaları sırasında yoğun olarak faydalanılan, promosyonel aktiviteler bütünü.

Rotasyon: Performansının kalıcılığını garanti altına almak amacıyla belirli kişilerin yedeklenmesini ve çalışanların farklı bilgi, beceri ve deneyimleri de elde ederek daha farklı görevlere hazırlanmasını öngören görevlendirme uygulamaları.

Sinerji: Farklı tarafların birlikte harekete geçmesi yoluyla, bütünsel etkinin tek tek yaratılan etkinin toplamından daha fazla olması.

Six Sigma: Bir şirketin operasyonel performansını, uygulamalarını, süreçlerini ve sistemlerini planlamak, değerlendirmek ve geliştirmek amacıyla, istatistiksel veri ve analizlerin kullanıldığı bir yönetim felsefe ve metodolojisi.

Strateji: Hedef ve amaçlara ulaşmak için kullanılan yol, yöntem ve yaklaşımlar.

Süreç yönetimi: Süreçlerde en üst seviyede performansa ulaşabilmek, kaliteyi, operasyonel performansı ve sonuç olarakmüşteri memnuniyetini arttırmaya yardımcı olarak fırsatları tespit etmek ve süreci geliştirmekle ilgili aktiviteleri planlamak ve uygulamak.

Takım: Belirli bir amacı gerçekleştirmek için organize olan bir çalışan grubu.

Temel ücret: Bir çalışana, yaptığı iş karşılığında ödenmesi önceden garanti edilen tutar.

Toplam kalite: Etkili bir liderlik ve uzun vadeli yaklaşımlar çerçevesinde, tüm kaynakları en etkin şekilde yöneterek tüm süreçleri ve yaklaşımları sürekli geliştirmeyi ve tüm paydaşların memnuniyetini artırarak daha iyi iş sonuçlarına ulaşmayı esas alan yönetim felsefesi.

Verimlilik: Ürün ya da hizmet üretiminde birim kaynak kullanımı (sermaye, makine, insan, teknoloji, vb.) karşılığında üretilen çıktı miktarı.

Vizyon: Bir organizasyonun ne olmak istediğini tanımlayan ifade.

Yetkinlik: Çalışanlarda yüksek performansın oluşmasını sağlayan bilgi, beceri ve tutumların davranış olarak ifadesi.

360 derece geribildirim: Çalışanın yetkinlikleri konusunda yöneticisi, astları, birlikte çalıştığı çalışma arkadaşları, müşterileri gibi iş ilişkisi içinde bulunduğu tüm tarafların görüş belirtmesine olanak sağlayan değerlendirme yaklaşımı.

 

 

 

Diğer Yararlı Yazılarımız :

 

En Çok Okunan Yazılarımız :
Düzenleyen: C.Halil Özdemir