chalilozdemir

Çevrimiçi : 1
Bülten

Search Engine Webmaster

Bumerang - Yazarkafe

Yangın Olacağını Biliyordum - Dorothy Carlos

Hayaletler, Hayaller ve Şaşırtıcı Görüntüler » Yangın Olacağını Biliyordum - Dorothy Carlos

TT:Yangın Olacağını Biliyordum - Dorothy Carlos

Philis’i arkadaşları hep «değişik» bir kız olarak kabul ederdi. Philis’in gözlerini bir noktaya dikip başka bir aleme dalarak karşısındakilere kendilerinin bile iyi bilmediği şeyleri bülbül gibi konuşmaya başladığı zamanki rahatsız yüz ifadelerini birçok kere gördüm. Size sankiolduğu anda yanınızda imiş gibi doğru olmuş olayları anlatırdı. Fakat bütün hayatı boyunca bu Tanrı vergisi hissedişini başkalarının kirli çamaşırlarını ortaya dökmek korkusu ile mümkün olduğu kadar kullanmamaya çalıştı. Çünkü bunun ona ünden çok, düşman kazandıracağına inanıyordu.

Ben Philis’in söylediklerinin doğru olduğuna aşağıda anlatacağım olaya kadar inanmadım.

Hikaye 1965’te başlamıştı. Şehirde evinde oturduğum ev sahibim, Ottoman’ın 18 km güneyinde Britania Gölü kenarındaki sayfiye evine taşınmıştı. Bu ufak bir külübeden çok çam kerestesinden yapılmış 50 yıllık 3 katlı büyük bir köşktü. İkinci ve üçüncü katında geniş balkonları vardı. Bunlardan gölün manzarasını seyretmeye doyum olmazdı.

Benim geniş bir odam vardı. Odamın içinde dar bir dolap, odadan geçen tuğla bir bar, iskemleye çıkmadan hiç bir şey görülemeyecek yükseklikte ufak bir penceresi vardı. Buradan dışarı çıkmak imkansızdı.

Bir pazar günü Philis’i davet ettim. Ev sahibemle onu tanıştırdım ve kıza evi gezdirdik.

Önce karanlık dar merdivenden odama çıkardım ve kanepeye oturmasını istedim. Kanepeye oturur oturmaz başını arkasındaki duvara yaslayıp o garip transa geçmiş gibi haline büründü. Söylediği şeylere pek kulak misafiri olmuyordum. Sadece odamın perili olduğu sözü aklıma takıldı. Bir kadının bu odada çok üzüntü çektiğini söyledi. Sonra dolabın içine baktı, sonra bacaya gelince durdu. Tuğlaları sanki elleri ile okşamaya başladı ve «Buradan gitmelisin çok fena bir şey olacak» dedi. Kendine gelince balkonları göstermeyi teklif ettim.

Birinci balkonda gözleri birden yine donuk bakmaya başladı. Parmaklığa tutunup, «Buradan insanların atladığını görüyorum» dedi. Tavanarası balkonuna çıkınca aynı sözleri tekrarladı.

Ayrılırken beni yine uyardı ve benim korkacağım yerde güldüğümü görünce de hüzünle «Seni tekrar görüp göremeyeceğime emin değilim» dedi.

Kızın söylediklerini ev sahibime tekrarlayınca hiç de komik bulmadı, sadece;

«Bu kızı bir daha bu eve davet etme» dedi.

Geceler fırtına olup da yıldırımlar düşerken Philis’in beni uyarışını hatırlıyorum. Bir an eve yıldırım düşüp düşmeyeceği aklıma gelince başımı yastığın altına sokuyordum.

Yaz geldi ve geçti. Ben de şehre döndüm. «Feci olay» olmamıştı.

Ertesi yazbaşı ev sahibem beni yine yazlık evine davet edince şehrin sıcağına daha fazla dayanamayıp gittim.

Philis’i görmeyeli aylar olmuştu. Beni ilk görüşününde «Dorothy bu yaz yine o eve mi gitmeyi düşünüyorsun?» dedi ve ekledi «Ne olur gitme, o ev hakkında içimde feci bir korku var. Her an aklıma gelip gidiyor» dedi.

Hala ona önem vermiyor, onunla şaka ediyordum. Eve gidişimden iki hafta önce Philis bana telefon edip gitmemem için tekrar yalvardı. İçinden geçen korkuyu ev sahibine anlattığını, ev sahibinin de evin tarihçesini bildiğini söyledi. Evi ünlü bir iş adamı yaptırmış. Karısı ile kendi evde çok mutsuz olmuşlar ve karısı öldükten hemen sonra adam tekrar evlenmiş.

Philis’e itiraf etmememe rağmen o yaz ev sahibin davetini kabul etmedim. İçimden hep bir soru geçiyordu; «Ya Philis’in hakkı varsa?»

Ve kız haklı çıktı!

1966 yazı Ağustos ayında o ev gazetelerin ilk sayfalarına geçecek kadar ünlü oldu. Ev yandı, yerle bir oldu.

Yaz tatili davetini ben kabul etmeyince, ev sahibim babasını davet etmiş ve yaşlı adama benim odamı vermiş. Adam pencereden dışarı çıkamadığı için odanın içinde kalmış ve kurtulamamıştı. Ev sahibemin kızı canını kurtarmak için birinci balkondan atlamış, aylarca alçılar içinde yatmış, altı kaburgası kırılmış.

Şişman bir kadın olan ev sahibem, cüssesine göre insanüstü bir çabayla kendini kurtarabilmiş. Üçüncü kat balkonuna kadar erişen kocaman bir ağaca balkondan atlayıp dallarından birini tutmayı başarmış ve yavaş yavaş yere inmiş.

İlk katta yatan üç kiracı kız canlarını kurtarmışlar ama bütün eşyaları kül olmuş.

Daha sonra harabe haline gelmiş evi görmeye gittiğimizde, evden arda kalan sadece Philis’is okşadığı tuğla bacanın ayakta kaldığını gördük.

Yangın sabahın 6’sında olmuş. Ev sahibimle hastahaneye kızı Vera’yı ziyarete gittiğimizde kızın şu sözleri ile ikimizin de tüyleri diken diken olarak hatırladık.

«Hep o kızı ve söylediği sözleri hatırlarım. Meğer kızın hakkı varmış!...»

 

 

Diğer Yararlı Yazılarımız :

 

En Çok Okunan Yazılarımız :
Düzenleyen: C.Halil Özdemir