chalilozdemir

Çevrimiçi : 1
Bülten

Search Engine Webmaster

Bumerang - Yazarkafe

Korkunç Gürültüler

Hayaletler, Hayaller ve Şaşırtıcı Görüntüler » Korkunç Gürültüler

TT:Korkunç Gürültüler

Yaz için, köyde bir ev kiralamıştık. Projelerimi bu sakin köşede geliştirmek ve düzenlemek niyetindeydim.

Yeğenim Ecem ve arkadaşı Defne de benimle birlikte geleceklerdi. Evi görmeden, emlakçının gösterdiği fotoğraflardan burasını kiralamıştık. Acente bize elverişli bir aşçı kadın da bulmaya söz vermişti. 1 Haziran sabahı, yeğenimin arkadaşı Defne ile arabama atlayarak, yola çıktık. Yeğenim Ecem kendi arabasıyla bizim peşimizden gelecekti.

Emlakçının bize gösterdiği resimler, hiç de aldatıcı değildi. “Sarmaşıklar” adını taşıyan bu köşk, geçen yüzyılın damgasını taşıyordu, ancak bahçe çok haraptı.

Yeğenim Ecem de, burasını çok beğenmişti; “Oh ne kadar güzel” diye haykırdı.

Arabanın bagajında getirdiğimiz çarşaflar ve örtülerle kızlar yatakları yaptılar. Daha sonra, köye giderek, erzaklarımız satın aldık. Fırıncı kadına sordum;

“Yemeklerimizi pişirecek ve evin işlerine bakacak, iki hizmetçi kadın arıyoruz, bunu bulmak mümkün mü?”
“Nerede kalıyorsunuz?”
“Sarmaşıklar adındaki köşkte.”
“Ya öyle mi? Orada çalışacak kadın bulacağını sanmam. Hem de orada uzun süre kalacağını ummuyorum.”
“Neden? Köşkü, 3 aylığına kiraladık.”
“Vallahi, ben sana yardım edemem, bitişik komşum kedili nineye sorun.”

“Kedili Nine” adını verdiği yaşlı kadın, fırıncı kadından daha da asık suratlı göründü.

“Ne Sarmaşıklar Köşkü mü dedin? Oraya kimse gelmez.”
“Fakat neden Nine?”
“Kendin az sonra anlarsın.”

Alışverişlerimizi yaptık. Ecem söylendi;

“Ne garip bir köy.”
“Ya demek anladın.” dedi Defne ve ekledi “Bundan böyle kolları sıvamak bize düştü.”

Akşam rahat geçti, az sonra, hepimiz kendi odalarımıza çekildik, hemen uyudum, galiba rüya görüyordum. Garip gürültüler duyuyordum. Duvarlar sanki balyozla vuruluyormuş gibi sarsılıyordu, sanki çanak çömlek kırıyorlardı. Birden bir ses duydum, yeğenim Ecem haykırıyordu.

Pijamalarımı giymiştim, yeğenimin odasına koştuğumda, onun korkudan kollarıma sığındığını gördüm.

“Ah, Amca bilsen, ne kadar korktum. Duvarlara vurulduğunu duydun mu? Sonra odamdaki şöminenin üzerindeki iki vazo birden yere yuvarlanarak paramparça oldular.”

Defne de hemen geldi.

“Ne oldu, ne var?” diye sordu.
“Ecem bir kabus gördü.”
“Hayır,” diye itiraz etti, “gelin de kırılmış vazo parçalarını kendiniz görün.”
“Demek bu evde hayalet dolaşıyor.” dedim.

Yeğenim, ürkek bir sesle mırıldandı;
“Aman Amca, böyle şeylerle şaka yapma.”
“Gel, istersen benim odamda yat, yatak çok geniş.”

Ecem Defne’nin teklifini kabul etti ve onun odasına girdi. Birbirimizden ayrıldık, gecenin geri kalanını rahat geçirdik, ertesi sabah, yeğenimle şakalaştım;

“Çok sinirlisin, hayal gücünü çalıştırma.”
“Anlıyorum artık, köylülerin, neden buraya gelmek istemediklerini anlıyorum.”

Akşam sonrası, gene odalarımıza çekilmiştik ki, yine duvarların yankılar çınlattığını duyduk. Bu garip gürültü çevremizi sarmıştı.

“Kim var orada” diye haykırdım, sonra belki de köylülerin bizimle şaka yapmak istediklerini düşündüm.

Fakat, yine de pek emin değildim. Ecem parmaklarını dudaklarına götürdü;

“Susun, dinleyin,” dedi.

Basamaklarda ayak sesleri duyuldu. Merdiven tam karşımızdaydı. Oysa hiç kimseyi göremiyorduk, gene de ayak sesleri yaklaşıyordu. Tam o anda, bizi saran bu esrar karşısında ürktüm, bir ölüm soluğu yüzümü yaladı, hepsi bu kadar.

Ertesi sabah, karakola gittim. İlkin komutanın benimle alay edeceğini sandım, ama o beni iyice dinledikten sonra, şöyle dedi;

“Ya demek siz Sarmaşıklar Köşkü’nün yeni kiracılarısınız. Birkaç gün önce, oranın kiralandığını duymuştum. Sizden öncekiler de, aynı şikayetlerde bulundular. Köylüler orasını tekin saymaz. Ben de askerlerimle birlikte, orada bir gece geçirmiştim, aynı gürültüleri duydum, gözümle eşyaların yerlerinden oynadıklarını gördüm. Oysa ben böyle şeyler metelik verenlerden değildim... Anlattıklarına göre, geçen yüzyılda bu köşkü yaptıran sahibi bir aşk dramı sonunda karısını öldürdükten sonra, kendi hayatına kıymış, ancak gene de, bu her şeyi açıklamaz...”

Ertesi sabah eşyalarımızı toplayarak, Bursa’ya geri döndük.

 

 

Diğer Yararlı Yazılarımız :

 

En Çok Okunan Yazılarımız :
Düzenleyen: C.Halil Özdemir