chalilozdemir

Çevrimiçi : 1
Bülten

Search Engine Webmaster

Bumerang - Yazarkafe

İstanbul'da 8.000.000 TL'lik Galeri Soygunu

Roman - Hikaye - Öykü Denemelerim » İstanbul'da 8.000.000 TL'lik Galeri Soygunu

TT:İstanbul'da 8.000.000 TL'lik Galeri Soygunu

İstanbul Hırsızlık Büro Amiri Başkomseri Havva Özdemir odasına çağırttığı Komser Ali Yılmaz'a yüreklendirerek başını salladı ve "Evet, galeride gelişen hadise nedir?" diye sordu. Komser cebinden bir not defteri çıkarttı, açtı ve rapor vermeye başladı:

"Elimizdeki kanıtlara göre hırsızlık gece yarısı ile saat 01 arasında gerçekleştiğini gösteriyor. Ek olarak, elimizde bilinen zamanda galeri bölümlerinde gezinen bir ışık hüzmesini gören bir kadın tanık var. Kadın tanık caddenin karşısında oturuyor!"

Başkomser Havva Özdemir kaşlarını çatarak, "O zaman neden polisi arayıp haber vermemiş? Yani, sonuçta hırsızı suçüstü yakalatabilirdi." dedi. Komser Ali Yılmaz başını sallayarak kabul etti ve "Prensipte evet, ancak kadın tanık, eve dört hafta kadar önce taşınmış ve düşünmüş ki, gece vardiyasındaki güvenlik görevlisinin devriyesi ile ilgili bir durum olsa gerek. Yani, ifadesinde olayı bu şekilde belirtti. Evet, şimdiye kadar edindiğimiz delillere göre, hırsız çatıdan içeri girip, bodrumdaki pencerelerden birinden çıkıp uzaklaştı. Binada önüne çıkan kilitli kapıları özel bir kriko vasıtasıyla açmış. Ünlü ressam Ahmet Ali'ye ait iki tablo ve bir değerli altın sikke koleksiyonunu alıp gitmiş. Galeri Müdürü'nün dediğine göre hasar yaklaşık 8.000.000 TL'dir. Başkomser Havva Özdemir kızgın bir şekilde elindeki kalemi masanın üzerine attı ve gür bir sesle: "Bu hırsızlığın arkasında bizim iyi ve eski arkadışımız Tilki Tahsin olduğuna dair arabamı, özel belieber çantasına karşı bahse girerim. Çatı katı, bodrum pencereleri, özel bir kriko ile açılmış kilitli kapılar, tüm bu kanıtlar ona işaret ediyor. Basına haber verildi mi? diye sordu...

Komser Ali Yılmaz başını sallayarak "Galeri Müdürü benden, şimdilik Basına haber verilmemesini rica etti. Başka bir deyişle, bizim dışımızda bu olay hakkında kimsenin malumatı yoktur!" dedi. Başkomser "Pekala, Komser Ali, bana hemen Tilki Tahsin'i bulun ve karşıma getirin!" dedi.

Yaklaşık üç saat geçmişti ki, Komser Ali Yılmaz, şiddetle suçsuzluğunu dile getiren Tahsin'i Başkomser Havva Özdemir'in odasından içeriye itti. Bundan dolayı neşeliyken, gözünü kırparak "Burada Başkomser'im, size sevgili ziyaretçinizi getirdim. Huzurlu ve masum bir şekilde bir Cafe'de oturuyordu ve hiçbir kötülüğü düşünmüyordu." dedi.

Tilki Tahsin "Evet, Sayın Başkomser'im, öyleydi, huzurlu ve masum. Beni ne ile suçluyorsunuz? Bu ..." Eliyle aşağılayışı bir hareket yaparak... "Bu polis bütün zamanı bay gizemliyi oynadı..." dedi. Başkomser samimiyetle gülümseyerek dostça bir jest olarak sandalyeye işaret etti.

Başkomser: "Tahsin bey oturun, lütfen" 

Tilki Tahsin: "Ama ben oturmak istemiyorum!"

Başkomser: "Orada ayaktayken beni dinleminiz zor olacak!"

Tilki Tahsin: "Bende zaten dinlemek istemiyorum. Ben gitmek istiyorum!"

Başkomser: "Otur!!" Bu davetiye artık dostça olmaktan uzaklaştığı için Tahsin oturdu. "Peki, neden bunu baştan yapmakdın!" Başkomser Havva Özdemir tekrar gülümsemeye başladı. "Belki de sevgili Tahsin bey suçsuzdur. Peki, o zaman ne yapacağız? Özür dileyerek sizi serbest bırakırız!"

Tilki Tahsin: "Bunu umarım!" Cesur kel adam burnundan kısa bir nefes alarak ve yarı kapalı gözleriyle alttan Başkomser'e doğru baktı. "O zaman konu nedir? Belki size bir yardımcı olabilirim..."

Başkomser sempatik bir şekilde başını salladı ve Komser Ali Yılmaz'a doğru döndü. "Komser  Ali, duydun mu? Tahsin ne hakkında olduğunu bilmek istiyor... Birde yardımcı olmak istiyor..."

Komser Ali Yılmaz başını salladı ve aynı tonda "O demek ki Tilki Tahsin düşündüğümüzden daha fazla bilgiye sahip. Başkomser'im, bugün gerçekten bizim için şanslı bir olacak gibi görünüyor!" diye cevap verdi. Tilki Tahsin iki kolunu birden kaldırıp sert bir şekilde dizlerine indirdi ve "Ben bir şey biliyorum demedim... Lafı çevirmeyin... Ben hiçbir şey bilmiyorum... Hemde hiçbir şey. Sizin o komik hırsızlığınız olduğunda, ben, arkadaşlarımla birlikte Okey oynuyordum. Önce bir Bar'daydık ve sonra benim eve geçerek Oyun oynadık, yaklaşık saat 23.00 ila 01 arasında. Yani bu nedenle ben yapmış olamam." diyerek masumiyetini ispatlamaya çalışıyordu. Başkomser başını salladı "Oysa ki, bende doğru suçluyu yakaladığımıza o kadar emindim." Tahsin başını salladı ve "Hata yapmak insana mahsus." dedi. Ardından Başkomser "Bu yüzden size güzel ve sıcak bir hücre ayarlayacağım.". Tahsin oturdu sandalyeden havaya fırlayarak "Siz - beni - tutuklamak mı istiyorsunuz?" diye kekeledi. Havva Özdemir hafif bir alaycı baş sallama ile "Bu aptalların sonu asla gelmeyecek" dedi.

Kaynak : http://www.wattpad.com/75626177-istanbul%27un-bilinmeyenleri-istanbul%27da-8-000-000

NOT: Bu öyküde ismi geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür.

 

 

Diğer Yararlı Yazılarımız :

 

En Çok Okunan Yazılarımız :
Düzenleyen: C.Halil Özdemir