chalilozdemir

Çevrimiçi : 1
Bülten

Search Engine Webmaster

Bumerang - Yazarkafe

İki Hayat Arasında Kalan Kız

Hayaletler, Hayaller ve Şaşırtıcı Görüntüler » İki Hayat Arasında Kalan Kız

TT:İki Hayat Arasında Kalan Kız
  • İki Hayat Arasında Kalan Kız
    İki Hayat Arasında Kalan Kız

46 yıl trans halinde yaşayıp, bu zaman içinde görülmemiş bir falcılık yeteneğine sahip olan Molly Fancher'in sırrı hiç bir zaman çözümlenemedi.

Aile doktorunun anlattığına göre, Molly Fancher normal, neşeli ve sağlıklı bir kızdı. Annesi ve babası ile New York'ta Brooklyn'de oturuyordu. 3 Şubat 1866'da birden başının döndüğünü söyleyerek, annesinin gözlerinin önünde baygın yere yığıldı. Hemen çağrılan Doktor Spier, ancak onun komada olduğunu söyleyebildi. Kız kımıldamıyor, kendisine sorulanlara gözlerini açmadan, rüya görür gibi kapalı gözlerle cevap veriyordu. Doktor Spier, ertesi sabah onun doğru dürüst nefes de almadığını gördü. Kalbi çok zayıf ve çok yavaş çalışıyordu. Ateşi iyice düşmüş, bütün vücudu ölmek üzere olan kimseler gibi soğumuştu. Doktor 24 saat kızın ölmesini bekledi. Ama böyle bir gelişme olmayınca, meslektaşlarına danışmaya karar verdi. Onlar da başlarını sallayarak, kızın kısa bir süre sonra öleceğini söylediler.

Aradan 9 yıl geçti. Molly Fancher'in durumu değişmedi. Sanki vücudu hayat ile ölüm arasında bocalıyordu. Hemen hemen hiç gıda almadığı için, artık iyice zayıflamış, bir deri bir kemik kalmıştı. Doktor Spier'in tahminine göre, 9 yılda ancak normal bir insana 2 ya da 3 gün yetecek kadar gıda almıştı.

Onunla ilgilenen doktor ve ilim adamlarından hiç birisi, sonuca ulaşamadıkları bir sırada, 1875 yılında Doktor Spier meslektaşlarına hastanın tabiatüstü yeteneklere sahip olduğunu sandığını söyledi. O zamanın ünlü nöroloji uzmanları, New York'lu Doktor Villard Parker ile Boston'lu Doktor Roberts Ormiston, hastayı muayene etmeyi kabul ettiler. Doktor Spier onların hastayı muayene etmelerini bekledikten sonra, genç kızın bazı sorulara nasıl yavaş yavaş cevap verdiğini gösterdi. Bundan sonra meslektaşlarını başka bir odaya alarak, Molly'nin hep uzaktaki kimselerin ne yaptıklarını ve neler giydiklerini tarif edebildiğini anlattı. Hatta kız, kapalı kitapları ve zarfı açılmamış mektupları bile okuyabiliyordu.

İki nöroloji uzmanının yanlarında bulunan Doktor Richard Parkhurst (Bu adam doktordan çok Astronom olarak ün yapmıştır.) şu deneyi teklif etti. Yoldan geçen birisinden bir kağıda birkaç cümle karalamasını ve kağıdı kimseye göstermeden zarfa koyarak kapatmasını teklif edecekler, böylece kağıtta ne yazılı olduğunu kimse bilmeyecekti. Bundan sonra bir şahit zarfı Doktor Spier'e götürecek ve bu sırada Doktor Parker, Molly Fancher'e kağıtta neler yazılı olduğunu soracaktı. Böylece söylenen deney yapıldı, sokaktan geçen adamın yazdığı kağıt içiçe 3 zarfa koyuldu ve olayın geçtiği yerden 7 km uzakta oturan Doktor Spier'e götürüldü.

Doktor Parker hastanın baş ucuna gidince, ona şu sırada Doktor Spier'e verilen zarfın içindeki kağıtta neler yazılı olduğunu okuyup okuyamadığını sordu. Molly, fısıldayarak zarfın bir değil, 3 tane olduğunu, kağıtta imza bulunmadığını ve "Lincoln çılgın bir oyuncu tarafından öldürüldü", yazdığını söyledi.

Buna şahit olan Peter Graham, Doktor Parker'in New Yorktan tanıdığı bir dostuydu. Hastayı daha önce hiç görmemişti. Doktor Spier'in evine gelerek anlaştıkları gibi beklemeye başladı. Bir saat kadar sonra, doktorlar da geldiler. Mektup açıldı ve herkes Molly'nin söylediği şeyleri okudu. Bundan sonra 4 Doktor da yeniden hastanın yanına gittiler ve Molly'den, Peter Graham'ın New York'ta oturan ağabeyini tarif etmesini istediler.

Molly Fancher, onlara hiç duraklamadan fısıldayarak, tanımadığı bu kimseyi tarif etti. Üstelik şu ayrıntıyı bile belirtti. Söz konusu kimse, New York'ta o sabah ceketinin bir düğmesini kaybetmiş ve başı çok ağrıdığı için işinden de erken çıkmıştı.

3 saat sonra Molly Fancher'in bütün söylediklerinin doğru olduğu tesbit edilmişti.

Molly Fancher 1912 yılına kadar bu durumda yaşadı, sonra bir sabah, birdenbire kendine geldi. Kendisini tanımadığı bir ünyada, yabancı kimselerin arasında bulmuştu. Annesi ile babası çoktan ölmüşlerdi. Kendisi de hiç bir şey hatırlamıyordu, üstün yeteneğini de kaybetmişti. 1915 yılında 73 yaşında sakin bir şekilde uykuda iken öldü.

 

 

Diğer Yararlı Yazılarımız :

 

En Çok Okunan Yazılarımız :
Düzenleyen: C.Halil Özdemir