chalilozdemir

Çevrimiçi : 1
Bülten

Search Engine Webmaster

Bumerang - Yazarkafe

Bir Adam Herkesin Hastalığını Kesin Olarak Teşhis Ediyordu

Hayaletler, Hayaller ve Şaşırtıcı Görüntüler » Bir Adam Herkesin Hastalığını Kesin Olarak Teşhis Ediyordu

TT:Bir Adam Herkesin Hastalığını Kesin Olarak Teşhis Ediyordu

Çok şaşırtıcı ve inceden inceye araştırılan olaylardan birisi, Kentucky’li genç bir Amerika’lı olan Edgar Cayce’in başından geçmiştir. Bu genç adamın, bir hasta ile karşılaştığı zaman, onun rahatsızlığını kesinlikle teşhis edip, gerekli olan ilaçları bilmek gibi bir özelliği vardı. Cayce’in hiç bir zaman yanıldığı, yanlış teşhis koyduğu veya saçma bir reçete yazdığı duyulmamıştır. Birçok olaylarda hastayı tedavi eden doktorlar, onun tekliflerine karşı çıkmışlar, fakat sonunda genç adamın haklı olduğunu anlamışlardır.

Normal bir lise öğrenimi yapmış olan Cayce, tıp hakkında hiç bilgisi olmadığını söylerdi. Onun üstünlüğü, başka birisinin vücudunda gizli bir özelliği anlayabilme yeteneğiydi. Bunu o da açıklayamıyor ama, her şeyin nasıl başladığını biliyordu.

Dokuz yaşındayken bir akşam, sorulan bir kelimeyi doğru heceleyemedi diye babasından birkaç tokat yiyince, okuma kitabını da alarak gidip yatmıştı. Üzülmüş, başı ağrıyordu. Birden, uyursa dilbilgisini daha iyi öğreneceğini söyleyen bir ses duydu. Başını kitabın üzerine koyarak uykuya daldı. Ertesi sabah, bütün kitabı sayfası sayfasına ezbere bilince, ailesi son derece şaşırmıştı. Babası önce çocuğunun hep iyi bir öğrenci olduğunu ve o güne kadar aptallık numarası yaptığını sanmıştı. Ama bu kanıları uzun sürmedi. Edgar bütün kitapları yastığının altına koydu ve birkaç gün içinde sınıfın en çalışkan öğrencisi oldu.

Tıp ilmine karşı olan hevesini 1910 yılında farketti. Bir gün beyzbol oynarken, top tam sırtının ortasına, belkemiğinin üzerine çarptı. Sendeleyerek eve geldi. Birkaç saat sonra da ateşi yükseldi. Annesi telaşlanıp doktor çağırmak isteyince, Edgar ona sırtına nasıl flsater yapıştırması ve hangi merhemi sürmesi gerektiğini tarif etti. Ertesi sabah tamamen iyileşmişti. Üstelik annesine söylediklerini de hatırlamıyordu.

Bir süre sonra, şiddetli bir grip oldu ve birkaç saat içinde sesi kısıldı. Bu sefer doktorun yanında trans haline geçerek gayet normal bir sesle, hastalığını tarif etti. Sonra da ilaca gerek olmadığını, yalnız kanın hasta organlarında, yani boğazı ile bronşlarında daha iyi dolaşmasının şart olduğunu söyledi. Doktorun içi rahat etmediği için onun başucunda bekledi. Edgar sözlerini tamamladıktan hemen sonra uyandı ve neşeyle çevresine bakındı. Boğazı ve göğsü iyice kızarmıştı. Bir saat sonra, kızarıklık yavaş yavaş geçti ve yeniden rahatça konuşmaya başladı. Doktor Wesley Ketchum onu iyice muayene etti ve New York’taki tıp fakültesine uzun bir mektup yazarak, durumu bildirdi.

Artık hastalar Cayce’ye gelmeye başlamışlardı. Fakat o bir şarlatan gibi ün yapmak istemiyordu. Bu yüzden teşhisini yalnız hastayı tedavi eden doktorun yanında açıklar ve tedavi usullerini teklif ederdi.

Muayeneyi hep aynı şekilde yapardı. Hasta oturur, ya da yatarken Edgar bir koltuğa yerleşir, birkaç saniye hafif bir trans haline kaldıktan sonra «Tamam, bağlantı kurdum» derdi. Bunun üzerine belirtiler ve teşhis tıp diliyle tartışılır, Cayce normal durumdayken bu terimlerden çoğunu anlamazdı. En sonunda da hangi ilacın kullanılacağına karar verirdi. Uyanınca bu ilaçların doktor kontrolünde verilmesi için ısrar ederdi. Bazen, genç bir adamın, kendilerinin yerine karar vermesini hoş karşılamayan doktorlar, buna karşı çıkarlar, onun teklif ettiği ilaçları uygun bulmadıklarını söyleyerek buna engel olmaya çalışırlardı. Ama bazen de hastalar doktorlarından bıkar. Cayce’in söylediği ilaçları kendiliklerinden alırlardı.

Cayce hiç bir ücret kabul etmezdi. Tıp okumak için ne elinde imkan vardı, ne de bunu istiyordu. Fakat doktorların arzularını kırmaz, onlara yardımcı olmayı hep kabul ederdi. Evliydi. Kopkinsville’de bir fotoğrafçının yanında çalışıyordu. Bir keresinde uzun süren bir trans haline geçti ki, ayılamayacağını sanan doktorlar hayatından ümidi kestiler. Ama onların bunu açıklamalarından bir saat sonra kendine gelerek ayağa kalktı. Doktorlara teşekkür etti ve bir gün yine böyle bir şey olursa, kendisine ilaç vermemelerini, yalnız onu rahat bırakmalarını söyledi. İlaçların ve hele morfinin etkisinden zorlukla kurtulabildiğini de sözlerine ekledi.

Birkaç yıl sonra Dr. John Blackburn ve Dr. Bowling Green ile birlikte çalışırken, başka bir problemle karşılaştı. Kendisine başvuran adam, komşu liselerden birinde öğretmendi. Kanada’da bir akrabası öldürüldüğü için çok üzülüyordu. «Acaba siz polise araştırmalarında yardımcı olacak birkaç ipucu bulamaz mısınız?» diye sordu.

Cayce «Deneriz» diyerek, ziyaretçi ile Dr. Blackburn’un yanlarında trans durumuna geçti. Ona öldürülen kimsenin adını ve adresini söylediler. O zaman Cayce hiç duraklamadan; «Katil onun kızkardeşinden başka değil!» diye bağırdı. Ayrıca kadının kullandığı tabancanın markasını, kalibresini ve numarasını da söyledi. Bundan sonra da silahın cinayetin işlendiği evin altındaki lağım kanalına atıldığını bildirdi.

Olayın doğurduğu sonuçlar oldukça ilginçti. İki gün sonra bir polis memuru gelerek, suçsuz bir kimse için fazla ayrıntılı bilgi vermek gerekçesiyle Cayce’i tevkif etmek istedi. Neyse ki Cayce, ömründe hiç Kanada’ya gitmemişti. Şiddetli bir ağız kavgasından sonra, birkaç ayrıntıyı daha açıkladı ve bu sefer kadın tutulandı. Cayce de bir daha böyle bir işe karışmamaya yemin etti ve yeminini de tuttu.

Edgar Cayce, 1927’den sonra yalnız tıp konusunda çalıştı. Amerika’nın kür merkezlerinden Virginia Beach’e yerleşti. Burada 1945 yılında öldü. Onun tedavi ettiği hastalıkları kapsayan çok geniş bir arşiv vardır. Her olay ayrıntılarıyla anlatılır. Edgar Cayce’in teşhisi ile doktorlarınki karşılaştırılır, teklif edilen tedavi şekli ve alınan sonuçlar hakkında önemli faktörler anlatılır. Birkaç üniversitenin bu belgelerin mikrofilmlerinin almak zahmetine katlanmaları da dikkate değer.

 

 

 

Diğer Yararlı Yazılarımız :

 

En Çok Okunan Yazılarımız :
Düzenleyen: C.Halil Özdemir