Google+ @chalilozdemir - http://www.chalilozdemir.com  Facebook @chalilozdemir - http://www.chalilozdemir.com  Twitter @chalilozdemir - http://www.chalilozdemir.com  LinkedIn @chalilozdemir - http://www.chalilozdemir.com  Pinterest @chalilozdemir - http://www.chalilozdemir.com  Instagram @chalilozdemir - http://www.chalilozdemir.com  YouTube @chalilozdemir - http://www.chalilozdemir.com 

 

Çevrimiçi : 1
Yatırım Uzmanı

C. Halil Özdemir Armut

Profesyonel bir yaklaşım ve uygun fiyatlarla hizmet vermekteyiz.

TEKLİF AL
Armut
Search Engine Webmaster


Avukatın Yazıhanesindeki Garip Olaylar

Telepati Nedir? » Parapsikoloji - Sınırdaki Bilim » Avukatın Yazıhanesindeki Garip Olaylar

TT:Avukatın Yazıhanesindeki Garip Olaylar

Daha az şaşırtıcı olmayan diğer bazı olaylar da bu konuda bir hayli bilgi vermiştir. Mesela Rosenheim’daki olay gibi. 1967’nin sonbaharında Rosenheim’da avukat olan Adam’ın bürosunda garip olaylar ortaya çıktı. Ampuller patlıyor, neon lambaları bağlantılarından kurtuluyor, sigortalar atıyordu. Telefon arızalıydı. Konuşmalar kesiliyor, bürodaki dört telefon aynı anda çalmaya başlıyordu. Fatura tutarları, endişe verici şekilde kabarıyordu. Büronun elektrik tesisatında bir arıza olduğu sanılmaktaydı. Rosenheim elektrik idaresinin teknisyenlerinden bir heyet ve posta idaresi boş yere ölçü aletlerince aralıksız sarfedilmiş gibi görünen bu anormal cereyanın sebebini araştırıyordu. Aynı zamanda postanenin kontrolleri de, 0119 numaranın devamlı olarak dakikada altı defaya kadar arandığını ortaya çıkarınca, uzmanlar çaresiz kaldılar. Büroda hiç kimse böyle bir konuşma yapmıyordu.

Profesör Bender, durumu gazetelerde okuyarak Rosenheim’a gilmişti. Teknisyenleri şaşırtan şey onun araştırmalarının devamı için anahtar olmuştu. Ölçü aletlerinin ibreleri sadece on dokuz yaşındaki memuru Annemarie Sch. bürodayken çalışıyordu. Genç kız koridordan geçiyorsa, lambalar arkasından sallanmaya başlıyordu. Her şey «kendiliğinden oluşan, tekrar tekrar kendini gösteren psikokinez»’i işaret ediyordu. İnceleme için Münih’ten fizikçiler getirtildi. Hepsi, ne ölçü aletlerindeki ibrelerin hareketlerinin, telefonlardaki tuhaf olayların, ne de devamlı dönen veya yere düşen resimler gibi ortaya yeni çıkan problemlerin, fiziğin bugünkü durumuyla açıklanamayacağı sonucuna vardılar. Profesör Bender ise, psikolojik bir açıklama yapabildi.

«Huzursuz ve mutsuz gençler, gerilimlerine karşı bir reaksiyon göstermek üzere, farkında olmaksızın, herhangi bir enerji saçabilirler. Annemarie, sert bir babanın ve işinin baskısı sebebiyle kendisini serbest hissetmiyordu. Telefonların, kız tam eve gitmek istediği sırada çalması rastlantı değildi. Bugün kendisinin mutlu bir evlilik hayatı ve iki çocuğu vardır. Artık normalin dışında herhangi bir olağanüstü olay da olmamaktadır.»

Cin, peri görüntüleri uygarlık tarihinde eskiden beri bilinmektedir. Bunlardan sözedilince akla, rahatsız edici her türlü şeyi bilerek yapan, gürültücü, kötü niyetli bir cin gelir ki, marifetleri arasında eşyaları «delirtmek», tahmin edilemeyecek yerlere saklamak veya onları ümit edilmedik yer ve zamanda tekrar ortaya çıkartmak vardır. Çoğunlukla ruhsal baskı altında bulunan genç bir kimse, böyle olayların merkez noktası olabilir.

Cin, peri olaylarının gerçekliğini doğrulayan bir delil, hepsinin uyduğu, hep aynı kalan örnektir. Ergenlik çağının başlamasıyla anne ve babasıyla birlikte oturduğu evine pencere camları kırılmaksızın taşlar girer olmuştu. Bebek ve diğer oyuncaklar, odada oraya buraya uçuşuyordu. Elbiseler en tuhaf yerlerde hatta bazen yırtılmış ve parçalanmış olarak ortaya çıkıyordu. Bir akşam genç bir kız birdenbire yavru kedisinin miyavladığını söylediği zaman bütün aile, Profesör Bender’in kontrolünde mutfakta bulunuyordu. Annesi, kediyi içeri almak için mutfaktan ayrıldı. Geri dönünce Bender’in paltosunun itinayla katlanmış bir durumda evin kapısı önündeki karın üstüne konulmuş olduğunu haber verdi. Teyp bandının kontrolü sonucunda bir ara olay sırasında annenin sadece sekiz saniye kadar odadan uzak kaldığı ortaya çıktı. Kronometreyle yapılan denemeye göre en becerikli kişinin paltoyu gardroptan alıp kara bırakması en azından 21 saniye sürüyordu.

Bir psikolog olarak Dr. Bender, her şeyden önce insan ruhundan hareket ederek parapsikolojiye doğru yaklaştı. İnsanı, eşyaları harekete geçirecek enerjileri sağlama durumuna sokan neydi? Bunun için elverişli enerjiye karşılık diğerleri ne yapıyordu? Kuzey Karolina’daki Durham Parapsikoloji Enstitüsünde fizikçi Helmut Schmidt, bu sırrı modern fiziğin araçlarıyla zorladı. Almanya’da doğan bu fizikçi, özel branşları olan sabit cisimler fiziği ile kuvantlar teorisi üzerinde doktora yapmış ve sonunda laboratuvarlarında temel araştırmalarda bulunacağı Amerikan uçak fabrikası Boeing’e gitt.

Duke Üniversitesinden J.B.Rhine’nin yol gösterici çalışması daha öğrenim sıralarındayken Schmidt’te parapsikolojiye karşı ilgi uyandırmıştı. Rhine’ın psikokinez altındaki deneylerine ilk olarak bir oyuncunun, formdayken, zarlara çoğu defa hükmedebileceği iddiasında bulunması sebep olmuştu. Rhine, bazı insanların gerçekten de zarları «istedikleri» gibi fırlatabildiklerini tespit etmişti, hem de ihtimali hesapların gösterdiğinden daha da sık olarak.

Üç yıl önce Schmidt, bir yandan Boeing’de çalışmaya devam ederken, diğer yandan bu enstitüye girmiş ve Rhine’nın zar deneylerini bilimsel esasa sıkı sıkıya bağlı kalarak tekrarlamak için bir fırsat aramya koyulmuştu. Schmidt, iki ana elemandan meydana gelen bir araç yaptı. Bunlardan biri, olabilmesi mümkün iki yer arasında saniyede bir milyon defa gidip gelen elektronik anahtar, diğeri ise önceden söylenemeyen aralıklarla elektron çıkaran bir parça radyoaktif maddeydi. Böylece bir elektron küçük Geiger sayacı üzerine isabet ettiğinde, elektronik anahtar bir an için her zamanki yerinde duraklıyordu. Denilebilir ki bu, elektronik kesinliğe dayanan bir «kafa veya sayı» oyunuydu.

Binlerce deney sırasında bu kişiler, titreşim halinde olan anahtarın bir yerde diğerinden daha sık durmasını bir kaç uzun deney dizisinde yüzde 4 oranına kadar sağlamışlardır. İhtimal kanunları bunun artık sadece rastlantıya bağlanamayacağını söylemektedir. Schmidt, «Testten geçen kişiler, elektron akımını veya makinenin diğer bir elemanını düşünce yoluyla etkilemektedirler» diyor. «Nasıl yaptıklarını bilmiyoruz, ancak sonuçlar genellikle fiziksel prensiplere aykırı düşmektedir.»

Şüpheciler için bütün bu deneyler hiç bir şey ispatlamamış sayılabilir.

Hele Ruslar, bunları pek fazla ciddiye alır görünmektedirler. PK araştırmasının en şaşırtıcı sonuçları Nina Kulagina adındaki birisi aracılığıyla alınmıştır. Bu medyum gerçekten de eşyaları masadan yere kaydırma yeteneğine sahip gözükmektedir. Bulundukları yerin bir metre kadar ilerisine hareket eden ve hatta masadan yere düşen kibritler, kibrit kutuları, tepsiler mucizevi bir şekilde Kulagina’nın arzusuna itaat ediyorlardı. Nina’yı çalışma sırasında gösteren filmde, kadının besbelli bir zorlama içinde, kendisini masanın üstündeki cisme vermeye çabaladığı ve ellerini o cismi kaldırmak istercesine hareket ettirdiği görülmektedir. Ve bunun üzerine cisimler, masada gözle görülür şekilde oynamaya başlamaktadırlar.

Bütün bunların sonucu nereye varmaktadır? Her şeye rağmen Profesör Bender, psikokinezi - ve genellikle parapsikolojiyi - büyük bir geleceğin beklediğinden emindir. «O tüm bilgimizi ilgilendirmekte» demektedir. «Midim, bilime meydan okumasının daima daha iyi sonuç vermesi, insan zekasının insanın evrendeki yerinin ve evrenin kendisinin daha iyi bir duruma gelmesine yol açacağıdır.»

 

 

 

Diğer Yararlı Yazılarımız :

 

En Çok Okunan Yazılarımız :



Düzenleyen: C.Halil Özdemir